
Hepimizin malumu, sosyal medya artık hepimiz için bir nevi vitrin savaşına dönüştü. Herkes kusursuz, herkes her gün çok eğleniyor, herkesin hayatı baştan aşağı yapaylık dolu. Ekran başında vakit öldürmekten içi şişen bir kitle var ki; bunlar aslında o meşhur siyah ekranlı IRC kanallarının, mIRC'in o derin muhabbetini özleyenler. Eskiden kimse kimsenin etiketine bakmazdı; sadece iki satır yazıya, zekaya ve muhabbetin kalitesine bakılırdı.
### Bot İstilasından Kurtarılmış Bölge
Şu an internetin hangi köşesine gitseniz karşınıza bir yazılım kalabalığı çıkıyor. Algoritmalar neyi sevmeniz gerektiğini söylüyor, reklamlar nefes aldırmıyor. İnsanın canı bazen sadece **insanla** konuşmak istiyor. Şöyle botların uğramadığı, seviyenin bozulmadığı ama aşırı ciddiyetten de kasılmayan bir ortam bulmak, gerçek bir lüks.
Burada olay sadece ekrana bakıp bir şeyler yazmak değil aslında:
* **Radyo İstekleri:** "Sıradaki parça, şu an ekran başında bizi duyan herkese gelsin" klişesinin o garip ama samimi huzuru.
* **Yarışma Heyecanı:** Sırf bir kelimeyi rakipten önce yazabilmek için klavyeyi hırsla tuşlayan o rekabetçi tayfanın enerjisi.
* **Sabahlayan Sohbetler:** Gece 02:00 sularında başlayıp sabah ezanına kadar süren, hayatın anlamından tutun da en komik anılara kadar uzanan o diyaloglar.
### Klavye Arkasındaki Hayatlar
Dürüst olalım, https://www.bizimmekanla.com.tr çoğumuz gün içinde başkası gibi davranıyoruz. Ama burası, o maskelerin düştüğü, sadece kelimelerin konuştuğu bir yer. Belki de bir sonraki çayınızı beraber içeceğiniz o kişi şu an tam karşı odada, bir merhabanızı bekliyor. Dürüstlük ve nezaket hala prim yapıyor buralarda; çünkü kalıcı dostlukların temeli bu.
Günün sonunda, hayat aslında iki lafın belini kırdıkça çekilir hale geliyor. Yeni dostluklara ve o özlediğimiz gerçek muhabbetlere kapınız hep açık olsun. Buralarda bir yerlerdeyiz.